O gün yine aynı tartışmayla başladı. Masada oturuyordum, faturalar önümde dağ gibi yığılmıştı. O mutfakta bir şeyler karıştırıyordu ama ben artık yeter diyordum.
Kardeşim, bu böyle olmaz. Kira, yemek, elektrik… Hepsi benim üstüme. Sen de bir katkıda bulunsan artık. O başını kaldırıp baktı, o bildik umursamaz bakışıyla.
Ben ne yapayım, param yok ki. Annemden gelen parayı da kulüplere harcıyorum, biliyorsun. Gençim, eğlenmek istiyorum.
Eğlenmek istiyorsun ama evde yiyip içiyorsun, üstüne para da istemiyorsun. Ya çık git ya da bir çözüm bul. O sustu bir an. Sonra yavaşça yaklaştı.
Tamam, başka ne verebilirim ki? Sana… amımı vereyim o zaman. Ne dersin?
O cümle ağzından çıkınca odadaki hava değişti. Gözlerime baktı, meydan okur gibi. Ben önce şaşırdım, sonra içimde bir sıcaklık yükseldi. Gerçekten mi diyorsun?
Evet. Madem param yok, amımı sikersin. Ama bir daha bu konuyu açmayacaksın. Anlaştık mı?
Elimde olmadan yutkundum. Anlaştık. O anda ikimiz de ne kadar yanlış olduğunu biliyorduk ama ikimiz de durmadık.
Önce üstünü yavaşça çıkardı. Gri askılı tişörtü kaydı omuzlarından. Göğüsleri küçük ve dikti, uçları sertleşmişti. Şortunu indirdi, külotsuzdu. Amı hafif tüylü, dudakları dolgun ve parlaktı. Odaya hafif bir ıslaklık kokusu yayıldı.
Diz çöktü önümde. Ellerimle saçlarını okşadım, sarışın dalgalı saçları parmaklarımın arasından kaydı. Yarağımı çıkardım, sertleşmişti çoktan. Ağzına aldı yavaşça. Dilini dolaştırdı başımda, sonra derinlere çekti. Islak sıcak ağzı her şeyi sardı. İnledim.
İyi emiyorsun. Kulüplerde öğrendin herhalde. O başını kaldırıp güldü, tükürük ipi yarağımla ağzı arasında gerildi.
Sonra masaya yatırdım onu. Bacaklarını açtı hemen. Amı sırılsıklamdı. Parmağımı soktum, dar ve sıcak. Kasları sımsıkı sarıyordu. Sonra yarağımı dayadım girişe. Yavaş girdim, ikimiz de nefesimizi tuttuk.
İlk birkaç saniye sadece hissettik. Sonra sertleştirdim. İçine girip çıkarken sesi doldu odaya. Şlap şlap sesleri, inlemeleri. Amı o kadar ıslaktı ki her seferinde kayganlaşıyordu. Göğüslerini sıktım, uçlarını çimdirdim. O daha hızlı inlemeye başladı.
Daha sert sik beni. Borcumu ödüyorum işte. Bu sözleri duyunca daha da azdım. Kalçalarını kavradım, daha derin bastırdım. Duvarlara çarpan sesimiz yankılandı.
Bir süre sonra diz çöktürdüp yine ağzına verdim. Bu sefer yutmasını istedim. Dilini uzattı, yarağımın ucunu yaladı. Gözlerime bakarak emdi. Boşalmak üzereydim ama tuttum kendimi.
Yatakta çevirdim onu. Arkadan girdim. Götü yuvarlaktı, amı daha da dar geliyordu bu pozisyonda. Saçlarını çektim hafifçe, boynuna ısırdım. Terimiz karışmıştı artık. Vücutlarımız yapış yapış olmuştu.
Birkaç dakika sonra ön tarafa aldım. Bacaklarını omzuma attım. Bu sefer daha derine giriyordum. Amının duvarları yarağımı sıkıyordu. İkimiz de ter içinde kalmıştık. O sürekli “daha hızlı” diyordu.
Sonunda dayanamadım. İçine boşaldım. Sıcak sıvım amının derinliklerine doldu. O titredi, kasları kasıldı. Kendi boşalmasını beklemeden tekrar ağzına aldım. Kalan damlaları yaladı.
O gece bitmedi. Ertesi gün yine aynı masada oturduk. Ama şimdi bakışlarımız farklıydı. O sigarasını tüttürürken, ben düşünüyordum. Bu anlaşma daha uzun sürecek gibiydi. Ve ben hiç şikayetçi değildim.