Babamın yokluğunu fırsat bilip üvey annem kapıyı açtığında gece yarısıydı. Kırmızı saçlarını at kuyruğu yapmış yeşil tişörtüyle duruyordu kapıda. Ben de kırmızı tişörtümle aynanın karşısında durmuş telefonu kulağıma dayamıştım. “Kim o?” diye sordum. “Benim” dedi kısaca. “Ne işin var burada bu saatte?” diye devam ettim. Evde kalacağını söyledi. Babam yoktu tamir yüzünden başka odada kalamazdı. Taksi çağırayım dedim ama o direk yatağa doğru yürüdü. “Uyumak istiyorum şimdi” diye mırıldandı.
Yatağa kendi yatağını serdi. Ben soyunmaya başladım. “Ne yapıyorsun sen?” diye sordu şaşkınlıkla. “Tabii soyunuyorum” dedim. O da soyundu yavaşça. Kırmızı saçları omuzlarına döküldü. Yatağa girdik yan yana. Oda loş ışıkla doluydu. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Üvey annemle aynı yatakta olmak garip bir gerilim yaratıyordu içimde. Kokusu burnuma doldu hafif parfüm ve ten kokusu karışımı.
Bir süre sessiz kaldık. Sonra bacakları bana değdi. Sıcaklığı yayıldı vücuduma. Hareket etmedi ama o temas yetti. Nefesimi tuttum. O da farkındaydı belli ki. Eli hafifçe kıpırdandı yorganın altında. Parmakları belime doğru kaydı. “Bu olmamalı” diye düşündüm ama vücudum tepki veriyordu. Yarakım yavaş yavaş sertleşmeye başladı.
Elimle bacaklarına dokundum. Tenı yumuşak ve sıcaktı. İnledi hafifçe. “Dur” dedi ama sesinde istek vardı. Yaklaştım daha fazla. Göğüslerine elimi attım. Sertleşmiş uçlarını hissettim tişörtün üzerinden. O da elini indirdi yarağıma. Eli sıkıca sardı. “Çok sert olmuşsun” diye fısıldadı kulağıma.
Soyundu tamamen. Kırmızı saçları yastığa yayıldı. Götünde siyah dantel dövme vardı. Bacaklarını araladı. Amı ıslak ve sıcak görünüyordu. Yalamaya başladım yavaşça. Dilimi kaydırdım dudaklarında. Tadı tuzlu ve tatlı karışımıydı. İnledi yüksek sesle. Elleri saçlarımı kavradı. Daha derin yalamamı istedi. Parmaklarımı soktum içine. Dar ve kaygandı.
Kalktı üstüme oturdu. Yarağımı eline aldı soktu amına. Yavaşça indi. Sıcaklığı sardı her yanı. İnmeye başladı ritmik hareketlerle. Sesler doldu odaya. Çarpma sesleri ıslak seslerle karıştı. “Daha sert” diye inledi. Ben de kaldırdım kalçalarını. Derinlemesine girdim. Terimiz karıştı. Nefeslerimiz hızlandı.
Döndü domalttım onu. Götünü kavradım. Yarağımı göt deliğine yaklaştırdım ama önce amına girdim yine. İki elimle belini tuttum. Sertçe vurdum. Saçlarını çektim hafif. “Boşalacağım” diye bağırdı. Ben de hızlandım. İçine boşaldım sıcak sıcak. Vücudu titredi kasılmalarla.
Ama bitmedi. Tekrar ağzına aldı yarağımı. Dilini gezdirdi başımda. Emdi derin derin. Gözleri kapalıydı. Eliyle taşaklarımı okşadı. Tekrar sertleştim. Bu sefer üstüne çıktım. Bacaklarını omzuma aldım. Derin girdim. Amı kasılıyordu etrafımda. İkimiz de ter içindeydik. Kokumuz dolmuştu odaya.
Saatlerce devam etti gibi geldi. Her pozisyonda yeni bir zevk. En sonunda yan yana uzandık. Nefes nefese. “Bu olmamalıydı” dedi ama sesinde pişmanlık yoktu. Ben de aynı şeyi düşündüm. Yine de vücudum onu istiyordu daha fazla. O gece bitmedi. Sabah olana kadar aramızdaki sınırlar tamamen yıkılmıştı.
